İnsanoğlu, sosyal bir varlık. İletişimin çeşitli yöntemleri var. Yapılan araştırmalara göre, insanlar arası iletişimin sadece yüzde 7’lik bölümü sözel iletişimle gerçekleşiyor. Bunun dışındaki en önemli iletişim metodu yüzde 55 ile sözel olmayan iletişim yani vücudumuzun duruşu, yüz mimiklerimiz, jestlerimiz ve davranışlarımız. Yüzde 38’lik kısım ise sözel iletişimin çeşitli unsurlarından oluşuyor. Söz gelimi sesimizin tonu, konuşma sırasındaki vurgularımız ve bunun gibi diğer unsurlar.




Aynı zamanda kadınların, erkeklere oranla sözel olmayan iletişimi yana vücut dilini çözmede daha mahir olduğunu söyleyebiliriz. Vücut dili, konuşma yetisi olmayan insanların kullandığı işaret alfabesi gibi evrensel bir dil. Dolayısıyla İngilizce öğrenmek konusunda zorlansanız bile, vücut dilini doğru okuyarak yabancı bir insanın ne demek istediğini anlayabilirsiniz.

İnsanların o an ne söylediğinden ziyade, sözlerindeki tonlama, gerçek duygularını ele verebiliyor. Ses tonundaki artış, güvenlik vurgusunu ifade ederken, ses tonunun zayıflaması, güvensizliğe işaret ediyor. Sözler arasındaki duraksamalar ve vurgular ise konuşan kişinin niyetini açık eden unsurlar.

Bir kişinin fazlaca hızlı konuşması, konuşmasındaki kararsızlık ve dağınıklıktan kaynaklanıyor. Ortalama hızda yapılan bir konuşma güven telkin ederken, nispeten yavaş bir konuşma, genellikle düşük zeka göstergesi olarak algılanabilir. Sesimizin şiddeti, otorite vurgusu yapar ve karşıdaki insanları ikna noktasında daha etkilidir.

Bu yazının esas konusu olan vücut diline dönecek olursak, vücut dilinin en önemli unsurlarını dört bölüme ayırabiliriz:

  • Yüz ifadeleri
  • Elimiz, yüzümüzdeyken
  • Elimiz vücudumuzdayken
  • Ayaklarımızın pozisyonu

YÜZ İFADESİNİ OKUMAK:

Yüz ifadesi, okuması en kolay ifade biçimidir. Bir konuşma sırasında, kesinlikle yüzümüze dokunmamalıyız. Çünkü elimiz yüzümüze her dokunduğunda farkında olmadan bir duyguyu açık ederiz.

Mesela sahte bir gülümse hemen kendini ele verir. Çünkü böyle bir gülümse, ağzımızın köşelerinde kırışıklığa sebep olurken, gerçek bir gülümsemede insanların göz çevreleri kırışır. Yüz ifadesindeki asimetrik bir durum, karşıdaki kişinin yalan söylediğinin bir göstergesidir. Gözler, burun ve boğaz kısmı birbiriyle bağlantılıdır. Eğer bir kişinin duyguları yoğunsa, gözleri daha nemlidir, burnu akma eğilimindedir ve bu kişiler daha çok tükrük salgılarlar. Eğer bu üç unsurdan biri eksikse, bilinki o kişi, duyguyu taklit etmektedir.

Göz bebeklerinin büyümesi, yoğun duygusallık, ilgi, heyecan, iyi hissetme gibi güçlü duyguların ifadesidir. Gözlerin aritmik şekilde kırpılması, bir kişinin bir yalanı gizlemeye çalıştığını gösterir. Özellikle kadınlarda, konuşma esnasında ağzın hafif açık olması, konuşan kişiye karşı ilginin bir yansımasıdır. Aynı şekilde rujun tazelenmesi de ilgi belirtisidir.

Keza bir an sadece gözlerin görsel temastan kaçırılması, bir şeyi hatırlamak için konsantre olmaya işaret eder. Eğer kişi, sadece gözlerini değil bütün kafasını başka yöne çeviriyorsa, bu bir şeyler gizlediği anlamına gelecektir.

Bakışlar, özellikle bir tartışma esnasında çok önemlidir. Tecrübeli insanlar, sadece karşıdaki kişilerin bakışlarından, o kişilerin düşüncelerini okuyabilirler.

Bakışları dörde ayırabiliriz.

  • Resmi bakış: Gözler ve alın arasındaki üçgene bakıldığında oluşur
  • Dostluk, arkadaşlık bakışı: Gözler ve dudaklar arasındaki bölgeye bakıldığında oluşur
  • Flört bakışı: Gözler ile göğüs ve kalça bölgesi arasına doğru bakıldığında oluşur.
  • Değerlendirme bakışı: Yana doğru yapılan bu bakışta, karşıdaki kişi süzülerek değerlendirilir.

 

Masaj koltuğunun faydaları

Masaj yaptırmanın insanı ruhen ve bedenen rahatlattığına herkes hem fikirdir. Ancak masaj yaptırmak, her zaman için pratik ve ve ucuz bir çözüm olmayabilir. Böyle bir durumda masaj koltukları devreye girecektir. Masaj koltuğu alırken nelere dikkat etmeliyiz? Masaj koltuğunun faydaları ve zararları nelerdir?

masaj koltuğunun faydaları
Masaj koltuğunun faydaları

Masaj koltuğu almadan önce bu yazıyı mutlaka okuyun. 2003 yılında yapılan bir araştırmaya göre “iyi bir masaj, akapunktur ya da benzeri tedavi yöntemlerinden çok daha iyi sonuç vermiş ve ağrı kesicilere olan ihtiyacı yüzde 36 oranında azaltmıştır.”

Masajın bir diğer faydası ise migren ağrılarını azaltması ve daha iyi bir uyku uyumanıza yardımcı olmasıdır. Özellikle İsveç masajının eklem ağrılarına iyi geldiği bilinmektedir.

Masajla laktik asit seviyenizi düzenleyin

Masaj yaptırmanın faydaları
Masaj yaptırmanın faydaları

Profesyonel sporcular ve antrenörlerin en büyük sıkıntılarından biri, spordan sonra kaslarda laktik asit salgısının artmasıdır. Kasların masajla rahatlatılması sonucu, kan damarları genişler ve laktik asit gibi atıklar, vücuttan daha kolaylıkla atılabilmektedir. Özetle, düzenli yapılan masaj, yoğun fiziksel aktivitenin ardından oluşan kas yorgunluğunu azaltmada birebirdir.  

Masaj koltukları, kanserli hastalara yardımcı oluyor

Yapılan araştırmalar, masajın kanserli hastaları rahatlattığını ve kanserin semptomplarını azaltmaya yardımcı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Masajla, vücudumuzun bağışıklık sistemi güçlenir ve kansere mücadele konusunda vücudun direnci artar.

Masaj sadece fiziksel ağrıları azaltmakla kalmaz, aynı zamanda stres, anksiyete, depresyon gibi rahatsızlakların tedavisinde de önemli bir rol oynamaktadır.

Günümüzde, stres, panik atak gibi rahatsızlıkların toplumda bir hayli yaygın olduğunu biliyoruz. Bunun sonucu olarak, yüksek tansiyon gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Masajla birlikte, stresin negative etkileri azalır ve tansiyonumuz dengelenir.

Masajın etkileri saymakla bitmez. Masaj koltuklarının faydalarını 5 ana başlıkta toplayabiliriz.

Omuriliğimizi destekleyerek, sinirler üzerindeki baskıyı azaltır

Tam olarak yatık pozisyondaki bir masaj koltuğu,  vücudu boylu boyunca destekleyerek omurgamıza yapılan baskıyı azaltır. Vücudumuzdaki ana sinirler, omurilik üzerinden el, ayak ve parmaklarımıza dağılır. Omurilikte sıkışma ya da bu bölgedeki baskı, sinirleri de baskılar. Omurilik bölgemizi destekleyen kaslar rahatladıkça

Masaj koltuğu duruşumuzu düzeltir

Masaj koltuğunun hedefinde, vücudumuzdaki belirli kas grupları vardır. Koltuk farklı tekniklerle, bu kaslardaki ağrıyı azaltır. Kaslar gevşedikçe, vücuttaki dengesizlik de düzelmiş olur. Gevşeyen kaslar, vücudumuzun daha rahat, hızlı ve esnek hareket etmesini sağlar. Kalça ağrısı, boyun ve bel eklemlerindeki ağrılar azaldıkça, vücudumuzun ağırlık dengesi düzelir ve daha güzel bir duruşa, postüre kavuşmuş oluruz.

Stresi azaltır

Stres, çağımızın en belalı rahatsızlıklarından. Stresimiz azaldıkça, psikolojimiz de düzelir. Strese bağlı uykusuzluk, iştahsızlık gibi sorunlar azalır ve kandaki kortizol seviyemiz dengelenir. Bunun sonucunda da tansiyonumuz düzene girer.

Kan dolaşımını iyileştirir

Kan dolaşımının düzenli şekilde artması, daha iyi hissetmemizi sağlar. Kanımız, hücrelerin ihtiyaç duyduğu oksijeni ve diğer faydalı unsurları taşır ve toksinleri vücut dışına atılmasını sağlar. Kasların gevşemesiyle birlikte kan akışımız hızlanır.

Vücudun endorfin salgısını stimüle eder.

Endorfinler, stresin etkilerini azaltan ve daha mutlu hissetmemizi sağlayan nöro taşıyıcılardır. Masajla birlikte endorfin salgımız artar ve sıhhatimize direkt olumlu etkide bulunur.

 

Avuç içinize bakarak, geleceğinizle ilgili fikir yürütülmesi bir çoklarımıza mantıksız gelse de, avuç içindeki çizgilerden, bir insanın kişiliğini anlamak mümkün olabilir. Her avuç içi, tıpkı parmak izlerimiz gibi birbirinden farklı ve kendine hastır. 

Eğer avuç içinize dikkatlice bakarsanız, üç temel çizgi olduğunu görürsünüz. Bu üç çizgi, genel olarak akıl, kalp ve hayat çizgisi olarak nitelendirilir ve karakterinizle ilgili sinyaller verir. Bu sinyalleri doğru yorumlayanlar, insanların gelecekte yapabilecekleriyle ilgili mantıklı tahminler yürüterek, fal bakmışlar, bu tahminlerin bir çoğu da tutmuştur.



Avuç içiniz, karakterinizin aynasıdır
Avuç içiniz, karakterinizin aynasıdır

Bu yazımızda, sadece yukarıda bahsettiğimiz üç temel çizginin değil, diğer çizgilerin de ne anlama geldiğini ve karakter analizi yaparken, bize neler anlattığını inceleyeceğiz.

ÜÇ TEMEL ÇİZGİ

Avuç içimizde üç temel çizgi vardır. Bunların boyutları, kalınlıkları, başladığı ve bittiği noktalar, kişiden kişiye değişir ve bu insanlar hakkında ipuçları barındırır. Genelde insanlar, hayat çizgisini merak ederler. Bu çizgi, işaret parmağının hemen altından başlayarak, başparmağımızın altında bileğimize doğru uzanır.

Kalp çizgisi ki aynı zamanda -aşk çizgisi- olarak bilinir, insanların duygusal durumları ve diğer insanlara karşı hissettikleriyle ilgili fikir verir. Aynı zamanda, bu çizgiyi kalp sağlığınızla ilgili bir gösterge olarak da düşünebilirsiniz.

Akıl çizgisi ise aynı zamanda -bilgelik çizgisi- olarak bilinir, genel olarak akli durumumuz, zekamız ve öğrenme yeteneklerimizle ilgili fikir verir.

HAYAT ÇİZGİSİ

Hayat çizgisi, falcıların iddiasının aksine hayatımızın ne kadar süreceğiyle ilgili bir fikir vermez. Bu çizgi, daha çok hayatta yaşadığımız duygusal ve fiziksel tecrübelerle ilgili bize çok şey anlatır.

Uzun ve derin çizgi — Sağlık durumunun çok iyi olduğunu, kişinin güç ve kudretinin yerinde olduğunu, bu kişinin dengeli bir yaşam sürdüğünü gösterir.

Kısa ve derin çizgi — Karşılaştığınız fiziksel zorluklarla başa çıkabilecek güçte olduğunuzu gösterir. Ancak hayatınızın kısa süreceği anlamına gelmez. Ancak, çizginin kısa oluşu, sizin derinliksiz ve sığ bir hayat yaşadığınızı, başkalarının sizi kolaylıkla maniple edebileceğini gösterir.

Derin çizgi — Hayatınızda çok fazla engelle karşılaşmadığınız anlamına gelir.

Silik çizgi — Dayanma gücünüz zayıf ve hayatta çok fazla macera yaşamadınız demektir.

Kırık çizgi — Ne yazık ki, hayat çizgisinin kırık olması, hayatta da bir çok hastalık, kayıp, kaza ya da benzeri felaketleri yaşadığınızı gösterir. Eğer çizgideki kırık, sadece bir avuç içinizdeyse, bu felaketlerden çabucak sıyrılıp kendinize geldiğinize işaret eder. Eğer çizgi, iki eldede kırıksa, çok şiddetli bir hastalığı gösterir. Eğer kırık, bileğe yakın bir noktadaysa, çocukken ciddi hastalıklar ya da sıkıntılar yaşadığınız anlamına gelmektedir.

Zincirimsi çizgi — Fiziksel ve ruhsal sorunlara açık bir yapınız olduğu anlamına gelir. Aynı zamanda bu, hayatınızın akışını sürekli değiştiren, fırtınalı bir yaşamınız var demektir.

Çatallaşmış çizgi — Genel olarak, hayat çizgisindeki çatallar, hayatınızdaki büyük bir değişime ya da kesintiye işaret eder. Bu aynı zamanda, farklı seçimler arasında dağıldığınızı gösterir.

İkiz ya da üçüz çizgi — Hayat çizgisinin iki ya da üç tane yan yana olması, pozitif etkilere ve büyük bir yaşam enerjisine dalalettir. Bu aynı zamanda, ikiz kardeşiniz olduğunu ya da ruh ikizinizi bulduğunuzu gösterir. Bir başka yoruma göre ise, iki ya da üç farklı kişilik ya da farklı yaşama sahip de olabilirsiniz.

Çizginin tamamen silik olması — Nasıl rahatlamanız gerektiğini bilmiyorsunuz ve anksiyete, sinir hastalığı gibi dertlerden mustaripsiniz demektir.

Dallanmış çizgiler — Yukarı yönlü dallar, büyük başarıya, aşağı yönlü dallar ise hayatınızın her alanında yokluk ve kıtlığa işaret eder. Bu dallar, hayat çizginizin üst noktasını  geçiyorsa, sorunlarınızı kolay ve çabucak çözme yeteneğinizi gösterir.  Eğer dallar, bileğe doğru aşağıda uzuyorsa, sıklıkla çok değerli enerjinizi boşa harcıyorsunuz demektir.

KALP ÇİZGİSİ

The heart line, also known as the love line, reveals information about a person’s emotional health, as well as their relationships with others. You might also look at it as an indicator of one’s heart health. Located above the head and life line, it starts either under the index finger or middle finger, and extends toward the pinky finger.

Long — Means an open, warm, loving person. Might also indicate that the person has unrealistic expectations of relationships.

Very long — A line touching both ends of the palm indicates overly dependent habits in relationships.

Short — Self-absorbed person; reserved, reticent, introverted.

Deep — Might indicate a highly stressful life.

Deep and straight line — You are a rebel who likes to make your own rules and can get easily jealous.

Straight  — You’re a logical, analytical person, and don’t get too mushy and sentimental in relationships.

Straight and Short — You don’t concern yourself much with romance; whenever it happens, it happens, and you don’t try to control it.

Straight and Parallel to the head line — You’re deeply in control of your emotions.

Wavy — Many relationships in life, but not too many serious ones.

Clear and Deep — Honest, generous, considerate person who is very self-aware and in control of emotions.

Red and Darker — You have a turbulent personality, meaning that you can get easily excited and also easily angered.

Red and Lighter — You can seem disconnected, distant, and even cold at times.

Faint — You are apathetic and don’t care too much about your emotions.

Broken — Emotionally exhausted, prone to mood disorders and probably has experienced emotional trauma in the past.

Chained — Negative feelings in your heart; might be going through depression or a brief period of unhappiness.

Double Forked — You have the perfect balance of head and heart, and value both romance and logic.

Triple Forked — You have an even more perfect balance of your mind, body and spirit.

Curved  — Indicates a very empathic, highly sensitive person. You are deeply in touch with your emotions and are highly intuitive.

Absent — Ruled by logic, apathetic, not too concerned with personal feelings or the feelings of others.

Without Branches — Stagnant as far as emotional growth.

Branched upward — Positive relationships, great interest in deep, meaningful connections.

Branched downward — Not very good relationships; very turbulent past as far as relationships go.

HEAD LINE

The head line, or wisdom line (considered one of the most important lines in Chinese palmistry), reveals mental and psychological makeup and intellectual development and intuitive abilities. This line begins just above the life line, between the thumb and the index finger and runs across the palm toward the other edge of the palm horizontally. Sometimes the head line begins directly on the life line and extends out from there. This indicates a headstrong, tough personality.

Long — High intelligence, strong memory. This person thinks things through thoroughly before acting, and doesn’t make rash decisions.

Very long, extending across entire palm — Strong personality, very successful, assertive. Might seem a bit self-centered.

Long and straight — Complex, highly adaptable person.

Straight — Logical, organized, not creative or free spirited, likes to follow the rules, down-to-earth, practical.

Short — Analytical, logical, straightforward person who likes to cut to the chase.

Deep — Great memory, focus, and a practical type of personality.

Wavy — Indicates a constant battle between the head and the heart. Might also indicate a person who doesn’t know what they want and flits from one thing to another in life.

Curved or sloping — Romantic, opportunistic, idealistic person who trusts his intuition and loves trying out new things and discovering new perspectives in life.

Faint — The dreamer in life, this type of person doesn’t pay much attention to logic. Tends to lack common sense as well.

Broken — Mentally exhausted, doesn’t have much control over thoughts, fragmented thought patterns.

Crosses — Indicates important life decisions that have impacted who you are as an individual today.

Chained — This means you’ve been going through a hard time and have had difficulty seeing the positive side of the situation.

Forked — A forked line indicates a person who enjoys debate and conflict, and can see both sides of an issue. This indicates a strong speaker, writer, and thinker who uses his intellect to advance in life.

Hooked — This might indicate self-absorption and selfishness. A hook low in the palm means a very untrustworthy individual who is also incredibly frugal.

Branches — Indicates important events yet to come in your life. May also indicate distractions that can take you off of your life path.

Branched upward — Indicates positive outcomes in all areas of life. Might also mean that you aim too high in life, and can get too wrapped up in your dreams without looking at the realistic side of things.

Branched downward — Indicates struggle, depression, loss, and general obstacles in life. Might indicate lack of success and prosperity.

Absent — Not common at all, but can signify laziness, detachment, and lack of interest in life.

Sister or Double — This might mean extra brainpower, emotions, and connection to life. A positive thing in most cases.

THE MINOR LINES

The palmistry minor lines, or secondary lines, can reveal an individual’s talents, interests, strengths and weaknesses. Their meanings can vary, depending on a variety of factors. Some people have faint or totally absent minor lines, which happens quite often. If they do appear on the palm, the palm reader can gain even more insight into the person. The nine more common lines are the fate line, apollo (sun) line, bracelet (rascette) lines, relationship (marriage) lines, health line, girdle of venus and intuition line.

Here’s a little information on fate lines:

  • If it is deep and straight, you have a very solid, promising career.
  • If it’s faint, you don’t like your job very much.
  • If it has lots of forks coming off it, you’ve had a very turbulent career.
  • If it starts from your life line but later splits off, you’ve been ambitious since a young age, and prefer an entrepreneurial approach to life.
  • If it joins with the life line in the middle, you may have or will later give up your interests and desires for the sake of others.
  • If the fate line starts at the base of the thumb and then crosses the life line, your family and friends greatly support you.

THE MOUNTS

In Palmistry, the mounts, or bumps of flesh, on the palm can reveal a great deal. They relate to the planets, which can tell us a lot about our personality. There are seven mounts on the palms, which represent the Sun, Moon, Mars, Mercury, Jupiter, Venus and Saturn. Where the mounts intersect the lines on the palms can also tell even more about an individual.

MARKINGS

Palmistry markings indicate positive or negative interruptions and blockages in the normal flow of the palm lines, mounts and fingers. They can indicate warnings of struggles, accidents, health problems, or other issues. On the other hand, some markings may indicate a period of recovery, problem resolution, or an emotional healing period. However, their meanings depend on the placement on your palm. They can also enhance or diminish the energies from those areas. The important markings that may appear on the palm of your hand include breaks, chains, crosses, dots, grilles, islands, squares, stars, tassels, transverse lines, triangles, tridents, upward and downward lines and vertical lines.

İnsanlar, farklı bireyler olmalarına rağmen temelde benzer içgüdülerle, benzer psikolojik faktörler ve motivasyonlarla hareket ediyor. Bir çok insanın hayali, karşıdaki insanın zihnine girebilmek, yüzüne bakarak onu tanıyabilmektir. Halk arasında “nur yüzlü” tabir edilen insanlar vardır. Bu insanların genellikle çok iyi niyetli, saf insanlar olduğu var sayılır.

Peki gerçekten insanları, yüzlerine bakarak tanımak mümkün müdür?

Yüzyıllardır bu işe kafa yoranlar “Fizyonomi” tabir edilen eskilerin “İlm-i Sima” dedikleri bir bilim dalı icat etmişlerdir. Özellikle uzakdoğuda, Çin kültüründe fizyonomi önemli bir yer tutmaktadır.  Fizyonomi bazen Fizyognomi olarak da adlandırılır. Kelimenin kökeni latince karakter, doğa, yaratılış anlamlarına gelen “Physis” kelimesi ile yorum, bilgi gibi anlamlar içeren gnomon sözcüğünün birleşiminden oluşmaktadır.

Aslında insan yüzü ve özellikle de gözler, kalbin aynasıdır. Bazı insanlar tam bir survivordır. İnsanın biyolojik ve fizyolojik durumu, kan basıncının artması, sinirlerinin gerilmesi, midesindeki yanma ya da vücudunun herhangi bir yerindeki ağrı bile direkt yüzüne yansır. İnsan yüzü kızardığında, karnımızın üst kısmının da kızardığı söylenir mesela. Yani vücut, bir bütün olarak hareket etmektedir. Ruh ve bedenin birbirine geçmiş, karmaşık doğası, çoğu zaman duygularımızı, karakterimizi yüzümüze yansıtır. Yüzümüz ve özellikle gözlerimiz, bizi ele vermektedir.

Yüz tanıma teknolojileri insan ruhunu okuyabilir mi?

Buradaki temel nokta, yüzdeki verileri doğru okuyabilmekte yatmaktadır. Günümüzde “Face Recognition” olarak adlandırılan “Yüz Tanıma” teknolojileri, yüzün dijital bir haritasını çıkarmakta ve çok az veriyle bile bir insanı uzaktan tanıyabilmektedir. Bu fiziksel tanımanın dışında, ileride insanların ruhi durumlarının da yüzlerinden doğru şekilde okunmasıyla, belki de bir çok suçun önüne geçilebilecektir.

Yalan makinalarına giren insanlar, sadece vücutlarındaki fizyonomik değişikliklerden değil, yüzlerinden de bir çok şeyi ele verebilmektedir. Keza, sorgu konusunda uzman olan kişiler, bir insanın yüzüne bakarak, yalan söylediğini anlayabilmektedirler. Eski Yunanda modern tıbbın kurucusu Hikoprat gibi isimler, yakın geçmişte Erzurumlu İbrahim Hakkı gibi zatlar, yüz tanıma işine kafa yormuşlar ve kendilerince çeşitli sonuçlar çıkarmışlardır.

Yüzün alfabesini doğru okumak gerekiyor

Yüzümüz, kendi harfleri ve kelimeleri olan bir alfabe gibidir. İnsan yüzünü oluşturan çene, ağız, dudak, burun, gözler, alın, saçlar, kulaklar, yanak gibi öğeler, bu alfabenin önemli kelimeleri ya da harfleridir. İsterseniz alından başlayalım.

İnsan alnı bize ne söylüyor?

“Alnım ak” sözü, dürüstlükten, doğruluktan ayrılmayan insanların söylediği güzel bir ifadedir. “Alnıma kara çaldılar” deyimi ise ilk ifadenin aksine, bir insanın namusuna, şerefine halel getirilmesi, leke sürülmesi manalarına gelir. Alın bu yüzden önemli bir ifade aracıdır. Alındaki kırışıklar bile bazen pek çok şey ifade edebilmektedir.

İnsan alnı genişse; bu kişilerin genellikle hayal gücü yüksek, kreatif insanlar olduğu varsayılır.

Alın darsa; genellikle bu kişiler titiz ve dikkatlidir. Ayrıntılara önem verirler ve sayılarla araları çok iyidir.

Alın şekli dikdörtgen gibiyse, bu kişilerin asil bir ruha sahip, alicenap, alçakgönüllü oldukları düşünülmüştür.

Yuvarlak alnı sahip kişiler, çabuk sinirlenen, öfkeli bir mizaca sahiptir.

Eğer alın çökükse, genellikle bu kişilerin direnci düşüktür, korkak bir yapıya sahiptirler.

Aşırı enli alna sahip kişilerin ise kendinden bahsetmeyi, böbürlenmeyi seven, kibirli yapıya sahip oldukları düşünülmektedir.

Kaşların anlamı

Eğer kaşların yönü aşağı doğruysa; bu kişiler nazik, kibar, sahiplenen ve ciddi ilişkiler peşinde insanlardır.

Yanlardan aşağıya doğru inen kaş sahiplerinin genellikle hoşgörü yoksunu, sabit fikirli olduğu belirtilir.

Eğer kaşlar Recep İvedik misali burnun ortasında birleşiyorsa bu tiplerin genelde cimri, dengesiz, macerayı seven ve çabuk sinirlenen kişiler olduğu varsayılır. Karakterin mucidi Şahan Gökbakar yüz tanıma tekniklerinden anlar mı bilinmez ama Recep İvedik’in kaşlarından, doğru bir karakter inşa ettiği ortaya çıkıyor.

Kaşlar kısaysa, sakin ve duygusal bir karaktere, uzunsa güçlü ve dirençli, ince ise esnek, başarılı ama kolay pes eden kişiliğe işaret eder.

Kalkık kaşlılar, dinamik ve hırslı olarak nitelendirilirken, düz kaşlara sahip olan kişiler genelde iyimser ve dünyayla barışık kişilerdir.

Burun deyip geçmeyin

Cyrano De Bergerac karakterini bilirsiniz.  Burnu aşırı büyük olduğu için bundan utanan Cyrano, aslında başta hitabet olmak üzere, kılıç kullanma, şiir yazma gibi bir çok konuda ustadır. Peki burun analizi, bizim hakkımızda ne söylüyor?

Burun analizlerine göre; uzun, ağza kadar uzanmış burna sahip kişiler, cesur, kahraman, adil ve akıllı kişilerdir. Yani Cyrano burun testini başarıyla geçti.

Dar burunlular kontrolcü, geniş burunlular, kendine güveni olan, lider kişilikli, küçük ve kısa burunlular ise kötü kalbe sahip, cimri karakterlerdir.

Düz ve kalkık buruna sahip kişilerin şehvetli ve ihtiraslı, sivri burunluların meraklı ve çabuk öfkelenen, dolgun burunluların ise inatçı, güçlü ve cömert olduğu sanılır.

Burun deliklerine göre ise; duvarları kalınsa iyi kalpli, inceyse hırçın, genişse sinirli, daire şeklinde ise alçakgönüllü ve çökükse  şehvetli olduğu varsayılır.

Gözler kalbin aynası mı gerçekten?

Gözler de, bize kişiliğimiz hakkında ilginç şeyler söylemektedir.

Gözler çukursa; ciddi, gizemli, zaman zaman gaddar, sezgileriyle hareket eden, 

Burna yakınsa; Konsantrasyonu kuvvetli, titiz, kararlı, büyükse; açık, kibar, sözüne güvenilir, tembel kişiliğe sahipsiniz demektir. 

Küçük gözler, cesareti ve iradesi zayıf kişilerde görülür. Gözler normal ölçülerde ise bu kişilerin asil karakterli olduğu, patlaksa hevesli ve meraklı olduğu, parlaksa ihtiraslı olduğu düşünülmüştür.

Eğer gözlerin dış uçları aşağı doğruysa bu kişilerin empati yapabilen, problemleri öngörebilen, bu nedenle de hayal kırıklığına uğramayan, merhametli kişiler olduğu varsayılır.

İşte yüz alfabesinin diğer kelimeleri

DUDAKLAR

Geniş ve düşük: Cömert
Kısa ve kalkık: Gururlu
Büyük: Cesur, savaşçı ruhlu
Ensiz, büyük: Hilekar, yalancı
Aşırı büyük alt dudak: Tembel
İnce, ensiz: Şan ve şöhret tutkunu
Kalın ve kalkık: Ağzı kalabalık
Birbirine çok yakın ve sıkışmış: İtici mizaçlı, geçimsiz
Kalın, sarkık: Zevke ve eğlenceye düşkün
İnce ve düşük: Öz konuşan
Üst dudak ve damak önde: Huysuz ve kavgacı

ÇENE

Geniş: Otoriter, dediğim dedik
Aşırı enli, dörtgen: Acımasız, enerji dolu, kaba
Aşırı yuvarlak: Enerji dolu
Dar: Yumuşak başlı
İkiye ayrılmış: Kararsız
İleriye doğru çıkık: İnatçı, hoşgörüsüz
Gamzeli: İnatçı
Keskin uçlu: Çabuk sinirlenen
Yukarı doğru eğik: Zevkine düşkün
Küçük: Kararsız, tereddütlü

YÜZ ŞEKLİ

Enli, etli ve yuvarlak: İyi kalpli
Aşırı uzun: Kibirli, kendini beğenmiş
Çökük: Kötü ahlaklı
Düz şekilli: Ters, başına buyruk ve bazen zalim
Kemikli ve kare: Tedbirli, zaman zaman acımasız, sert, baskın karakterli
Şişman: Maddiyatçı, eğlenceyi seven ve rahatına düşkün
Uzun ve oval: Aptal, kendini beğenmiş
Aşırı küçük: Bayağı
Keskin hatlı: Alçak hislere yatkın
Küçük: Cesaretsiz ve iradesiz
Balon şekilli: İyi kalpli, alçak gönüllü
Uzun, dikdörtgen: Asil
Kemikli: Çalışmayı seven, ürkek
Üçgen: Az duyarlı
Zayıf: İhtiyatlı, derin düşünceli
Seyrek sakallı: Dengeli

BAŞ

Büyük: Hassas
Uzun, sivri çene ve sivri kafa: Yalancı, yaltaklık etmeye yatkın
Küçük: Duyarsız, hoyrat, incitici
Yukarı doğru ensiz: Pişkin ve yırtık

SAÇ RENGİ
Sarı: Cesur
Bal rengi: Soğuk
Kızıl:
Kurnaz
Siyah: Korkak

Göz rengi:
Koyu kahve veya koyu mavi:
Güvenilir, ciddi
Koyu gri: Cimri
Gri: Sadık
Yeşil: İsabetli karar veren, kinci ve son derece kıskanç
Kahverengi: Diğerlerini düşünen, uysal ve uyumlu, zaman zaman sadakatsiz ve işler istedikleri gibi gitmeyince de çabuk sinirlenen
Kestane rengine yakın: Dengeli
Kurşuni mavi: Şair ruhlu, romantik, pratik işlerde başarısız, hayalci ve dalgın
Siyah-kahverengi-yeşil: Enerjik.
Siyah: İhtiraslı, ateşli, coşkulu, kurnaz
Mavi: Hassas, çevresi tarafından çok sevilen, çevrenin sevgisine ve takdirine bel bağlayan, üstlendiği vazifelere pek düşkün olmayan

Göz Kapakları
Görülebilen göz kapakları: Verdiği sözü tutan, ilişkilerde samimiyete ve sadakate önem veren, karşısındaki kişilere karşı da aynı beklenti içinde olan
Az görülebilen göz kapakları: İlişkilerde bağlılığa da bağımsızlığa da eşit derecede önem veren, dengeyi sağlamayı bilen
Görünmeyen gözkapakları: Çok iyi odaklanabilen, kişisel özgürlük alanına çok önem veren ve buna saygı gösterilmesini isteyen Aşırı büyük gözkapakları: Ciddiyetsiz, düşünmeden hareket eden
Alt göz kapakları sarkık: Alkole meyilli

Uyuma şekliniz karakterinizi gösteriyor. Resme bakarak kendinize uygun uyuma pozisyonunu seçin.

Eğer dizleriniz hafifçe bükük, bir yanınıza doğru yatıyorsanız;  sakin ve güvenilir bir kişiliğiniz var. Sizi kızdırmak kolay değil. Gelecekle ilgili kaygılarınız yok. En zor zamanlarda bile yüzünüzden gülümse eksik olmuyor. Hayatınızın akışını etkileyebilecek problemleri atlatmakta güçlük çekmiyorsunuz.

Eğer fetüs pozisyonunda uyuyorsanız;  genellikle korunma, anlaşılma ve sevilme ihtiyacı içindesiniz. Bu şekilde uyuyarak, karşılaştığınız sorunlarla bağınızı koparmaya çalışıyorsunuz.  Size en uygun işler, resim yapmak, dans ve yazarlık olabilir.

Eğer 3 numaralı resimdeki gibi kollarınız yana açık, yüz üstü yatıyorsanız; liderliğe açık bir kişiliğiniz var. İnisiyatif almayı seviyorsunuz. Kişisel ve özel hayatınızda bir düzen olmasına özen gösteriyorsunuz. Her şeyi önceden planlamayı seviyorsunuz, sürprizlerden hoşlanmıyorsunuz. Keskin sorumluluk duygunuz, başarılı olmanızı sağlayabilir.

Eğer sırt üstü yatıyorsanız;  Siz hayatı seven, pozitif bir insansınız. Dikkat çekmeyi ve dostlarınızla güzel zaman geçirmeyi seviyorsunuz. Genelde dirayetli ve inatçı bir şekilde çalışıyorsunuz ancak her zaman doğruları söyleyen bir yapınız var ve rasyonelsiniz. Bu pozisyonda uyuyan insanlar, genellikle güçlü bir kişiliğe sahiptir.

Hazıroldaki bir asker gibi uyuyorsanız; çok tertipli ve düzenli bir insansınız. Hayattaki hedefleriniz ve o hedeflere nasıl ulaşacağınız konusunda netsiniz. Sınırlarınız kesin ve talepkar bir kişiliğiniz var. Ancak hedeflerinize ulaşmak için başkalarını değil, kendinizi zorluyorsunuz.

Eğer altıncı resimediki gibi bir diziniz yukarda uyuyorsanız; muhtemelen öngörülemeyen bir kişiliğiniz var. Bu yapınız sizi farklı maceralara çekebiliyor. Ruh haliniz sıklıkla değişken olduğu için, bu durum çevrenizdekileri de olumsuz etkiliyor. Hayatınızı etkileyen kararları almakta zorlanıyorsunuz ve ikilemde kalıyorsunuz.

Eğer tek bir pozisyonda değil de, sürekli farklı pozisyonlarda uyuyan biriyseniz, belki sizin de farkına varmadığınız çok yönlü bir kişiliğiniz var. Farklı uyuma şekliniz varsa, belki karakteriniz de farklı zamanlarda değişiklik gösteriyor olabilir.

Uzmanlar tarafından hazırlanan aşağıdaki resim, karakterinizle ilgili önemli şeyler anlatıyor. Önce resme dikkatlice bakın ve çok düşünmeden ilk aklınıza gelen şeyin ne olduğunu aklınızda tutun.

Gelelim ne gördüğünüze… Eğer;

Bir patlama gördüyseniz:

Bu durum, sizin çok iyi gelişmiş bir hayal gücüne sahip olduğunuza ve bu özelliğinizin farklı şartlarda size yardımcı olduğuna işarettir. Büyük ihtimalle kreatif bir insansınız ve bu tip işlerin yapıldığı bir yerde çalışıyorsunuz. Eğer kreatif işler yapılan bir yerde çalışmıyorsanız o zaman, belki de gizli kalmış becerileriniz. Belki de bu becerilerin ortaya çıkması için kendinize bir şans vermelisiniz. Çocukken en çok ne yaparken eğlendiğinizi düşünün: Mesela şarkı söylerken mi ya da resim yaparken mi? En azından, yeni bir hobi edinmek size zarar vermez. Hayatınızı dolu dolu yaşamak için mutlaka bu kreatif enerjinizi kullanmalısınız.

İki el gördüyseniz:

Sizin de çok iyi gelişmiş bir hayal gücünüz var ama aynı zamanda günlük eylemlerinizde mantığınızla hareket etmeyi ihmal etmiyorsunuz. İlk olarak, önünüzde somut olarak neyin olduğuna bakıyorsunuz. Kafanız her zaman çok net, bu yüzden insanlar sizi sağlam bir tavsiye kaynağı olarak görüyor. Rasyonelliğiniz ve keskin zekanız, en zor ve karmaşık durumlarla başa çıkabilmenizi sağlıyor. Hiç bir zaman panik yapmıyor, soğukkanlılığınızı koruyorsunuz, aynı zamanda diğer insanları da sakinleştirebiliyorsunuz. İnsanlar sizde güçlü bir kişilik görüyor, bu yüzden başkalarını da kendinize çekiyorsunuz.

Eğer bir ağaç gördüyseniz:

Küçük detaylara dikkat eden, gözlemci bir kişiliğiniz var. Sizden herhangi bir şeyi saklamak mümkün değil. Aynı zamanda etrafınızdaki insanların, duygularına karşı da çok duyarlısınız. İnsanlardan nasıl bilgi alacağınızı  ve karşınızdakine doğru soruları ne zaman sormanız gerektiğini iyi biliyorsunuz. Kararlarınız, profesyonel iş dünyasında çok önemli bir yer tutmaya aday. Temiz, düzgün ve titizlikle yapılması gereken işlerde başarılı olma ihtimaliniz çok ama çok yüksek.

Eğer hiç bir şey görmediyseniz:

Eğer yukarıdaki resme baktığınızda hiç bir şey göremediyseniz, muhtemelen iyi bir tatile ve dinlenmeye ihtiyacınız var demektir. Kafanızın dalgın ve vücudunuzun bitkin olduğu çok belli, bu yüzden karışık işleri yapacak gücü kendinizde bulamıyorsunuz. Huzur bulacağınız ve yalnız kalabileceğiniz bir yerlere gidin ve bir kaç günlük bir kaçamak yapın. Gücünüzü topladıktan sonra testteki resme tekrar bakabilirsiniz.

 

Akıllı telefonlar çıktı mertlik bozuldu. Artık el yazısıyla yazı yazan pek kalmadı ama el yazısından karakter tahlili yapmak hala mümkün. Bu işin uzmanlarına göre, el yazısından, karakterinizle ilgili 5 bin farklı ipucu çıkarmak mümkün. İşte o ipuçlarından bazıları

El yazınız sağa mı, sola mı yatık?

pen-she-slants_300

Eğer el yazınız sağa doğru meyilliyse bu sizin dışa dönük ve sosyalleşmeye açık bir kişiliğiniz olduğunu gösteriyor.

Eğer sola meyilliyse genellikle önde olmayı sevmeyen bir kişiliğiniz var.

Eğer iki tarafa da belirli bir meyil yoksa, bu sizin mantıklı ve pragmatist olduğunuzu gösteriyor.

Birinin yalan söylediğini gösteren 10 işaret

El yazınız büyük mü, küçük mü?

pen-size-letters_300

El yazınız normalden fazla büyükse, böbürlenmeyi, şöhret olmayı seven bir yapınız var demektir. Ünlü insanların el yazıları genelde normaldan biraz daha büyük olur.

Eğer ortalamaya göre küçük el yazınız varsa bu sizin işinize çabuk konsantre olabilen, kararlı bir kişiliğiniz olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda içe dönük ve utangaç bir yapınız var.

Eğer normal büyüklükteyse ortama uyum sağlayan, normal birisiniz.

Harflerin uzantıları bitişik mi, ayrık mı?

pen-loops_300Uzmanlara göre, yukarıdaki gibi “L” harfinin uzantısını bitişik yazıyorsanız, bu sizin gergin olduğunuzu ve kendinizi sınırladığınızı gösteriyor.

Eğer ikinci “Seashells” kelimesindeki “L” gibi, harfin uzantısı genişse, spontane, rahat ve duygularını kolay ifade edebilen birisiniz.

3.kelimedeki “E” harfi gibi, harfinizin boşluğu küçükse, şüpheci ve duygusal argümanlara karşı mesafelisiniz.

Eğer “E” harfi, geniş aralıklı ise açık fikirli birisiniz ve yeni şeyler denemeyi seviyorsunuz.

“S” harfini nasıl yazdığınız karakterinizi anlatıyor

pen-s-means_300

Eğer “S” harflerini ilk kelimedeki gibi yuvarlakımsı yazıyorsanız, insanları mutlu etmeyi seven, başkaları tarafından onaylanmayı önemseyen bir yapıdasınız.

Eğer “S” harfi, ikinci kelimedeki gibiyse, araştırmayı, yeni şeyler keşfetmeyi seviyorsunuz. Eğer “S” harfinin tepesi ne kadar yukardıysa, bu sizin o kadar hırslı olduğunuzu söylüyor.

Eğer üçüncü kelimedeki “S” harfi gibi, harfin alt kısmı açıksa, kalbinizi değil de aklınızı takip ediyorsunuz. Sanatçı olmak isterken, bankacı olmuş olabilirsiniz.

Son kelimedeki gibi S’leri çok düzgün yazıyorsanız, sizin farklı yetenekleri olan biri olmanız büyük ihtimal.

Ünlü Yunan düşünür Sokrates’in eşinden çok çektiği söylenir. Hatta ona atfedilen bir söz vardır. Evlilikle ilgili fikrini soranlara şöyle demiştir Sokrates:

Karın iyi çıkarsa mutlu, kötü çıkarsa filozof olursun

Amerikalı ünlü ilişki ve evlilik danışmanı Harry Benson, Sokrates’inkine benzer bir yaklaşımla mutlu evliliklerin sırrını çözdüğünü iddia ediyor. 20 yıldır, evlilikleri kötü giden çiftlere danışmanlık yapan Benson, aynı zamanda Evlilik Vakfı’nın araştırma direktörü.

Kötü giden evlilikleri düzeltme umuduyla çiftlerin çocuk yaptığı da oluyor. Ancak Benson’a göre, çözüm çocuk yapmak değil. Çünkü evlilik denilen kurum, aslında temelde tek bir kişinin etrafında şekilleniyor, o kişi de kadın.

Benson’a göre çözüm basit: Eğer erkek, evliliğin temel direği olan kadını mutlu etmeyi başarırsa, hem çocuklar, hem koca, hem de tüm aile mutlu oluyor. Eğer kadın mutsuzsa, diğerlerinin mutlu olması evliliğin sürdürülmesi için yeterli olmuyor.

Harry Benson, hem kendisinin evliliğinden yola çıkarak, hem de 300’den fazla evli ve anne olan kadınla yaptığı danışmanlık seanslarından elde ettiği sonuçlara göre, kadınlar kocalarından en çok para, statü, sıcak bir yuva vesaireden önce kendileriyle ilgilenilmesini, daha sonra da çocuklarıyla ilgilenilmesini ve kibar olunmasını bekliyor. Erkek, bu beklentileri karşıladığı oranda, ailedeki mutluluk seviyesi artıyor.

I’ve spent the past 20 years teaching thousands of couples how to have a happy marriage and am now research director for Marriage Foundation.

Araştırmaya göre, evdeki tamirat işlerinin yapılması, iyi bir maaşa sahip olunması, güçlü ve seksi olunması gibi özellikler, kadın için beklenti listesinin en altında kalıyor.

İnsanların yürüme şeklinden kişiliğini okuyabilir miyiz? Bu tür inançların çoğu yanlış olsa da yürüyüşümüz saklamaya çalıştığımız şeyi ele veriyor olabilir?

Birinin kovboy filmlerinin ünlü aktörü John Wayne gibi yürüdüğünü görsek onun sert bir adam olduğu sanısına kapılabiliriz. Yani o insanı tanımasak da yürüyüşüne bakarak kişiliği hakkında sonuçlara varırız ister istemez.

Psikologların uzun yıllar incelediği veriler, gerçekten de yürüyüş tarzından ortak yargılara vardığımızı gösteriyor. Peki bu yargılar gerçeği ne kadar yansıtıyor?

Yürüyüş ve kişilik konusunda yapılan araştırmalara bakalım. 1935’de Alman psikolog Werner Wolff beş erkek ve üç kadınla bir deney yapmış, tulum giyerek katıldıkları bir halka fırlatma etkinliğinde onların haberi olmadan video görüntülerini çekmişti.

Benzer sonuçlar

Daha sonra video montajlanarak kişilerin tanınması engellenmiş ve görüntüler izletilerek o insanların kişilikleri hakkında yorum yapmaları istenmişti.

Katılımcıların izledikleri kişilerin yürüyüşüne bakarak onların kişilikleri hakkında ortak yorumlar yaptıkları görüldü. Örneğin deneklerden biri hakkında şunlar söylenmişti: “Gösterişli, ama temeli yok”, “Ne pahasına olursa olsun dikkat çekmek isteyen biri”, “Hava atmak ve hayranlık uyandırmak isteyen biri”, “Aslında özgüvenli değil, ama dışarıya tersini yansıtmak istiyor”, “Sıkıcı, silik, güvensiz”.

Katılımcıların yürüyüşe bakarak bu kadar benzer sonuçlara varması şaşırtıcıydı. Ancak bu deneye katılanlar birbirini tanıdığı için yürüyüşten başka ipuçlarını da esas alıyor olabilirdi. Bu nedenle sorunluydu.

Modern deneyler daha güvenilir. Dijital teknoloji insan yürüyüşünü siyah zemin üzerinde hareket eden ışıklı noktalara dönüştürüp diğer özelliklerin tümüyle göz ardı edilmesini sağlayabiliyor.

Amerikalı psikologlar, 1980’lerde bu yöntemi kullanarak yaptıkları deneylerde elde ettikleri verilerden hareketle yürüyüşleri iki genel kategoriye ayırdılar. 1) Daha çok gençlere özgü ritimli, kalçalardan sallanan, kolların daha belirgin sallandığı ve daha sık adım atılarak yürüme, 2) Daha az esnek ve yavaş, biraz daha öne doğru eğilerek yürümek. Ancak bu sınıflama yaşa göre değil aslında. Genç biri yaşlı gibi yürüyebileceği gibi tersi de oluyor. Ayrıca gençler gibi yürüyenlerin daha mutlu ve güçlü olduğu farz ediliyor.

İki tür yürüme

Bu tür araştırmalar insanların yürüyüşe bakarak kişilikle ilgili sonuç çıkarmasının yaygın olduğunu gösteriyor, ama varılan sonuçların doğruluğuna dair bir şey ifade etmiyor.

Bu amaçla birkaç yıl önce yapılan İngiltere-İsviçre ortak çalışmasında insanların kendileriyle ilgili değerlendirmeler ile başkalarının kendi yürüyüşlerinin ekrandaki dijital yansımasına bakarak yaptığı değerlendirmeler karşılaştırıldı.

Burada da biraz daha farklı iki tür yürüme tarzından söz ediliyordu: 1) yayılan ve gevşek yürüme tarzı: bu tarz maceracılık, dışa dönüklük, güvenilirlik ve sıcaklık gibi kişilik özelliklerine özgüydü. 2) yavaş ve rahat tarz: duygusal istikrara işaret eden yürüyüş.

Ancak gözlemcilerin değerlendirmesinin yanlış olduğu görüldü. Bu iki yürüme tarzı bu özellikleri yansıtmıyordu; en azından yürüyenlerin kendi değerlendirmeleri esas alındığında.

Bütün bu araştırmalar gösteriyor ki insanların yürüyüşlerini de yüzleri, giyimleri, aksanları gibi kişilik özelliklerine dair ipuçlarından biri olarak görüyoruz. Yüzlere ilişkin değerlendirmelerimiz oldukça doğru sonuçlar verse de aynı şey yürüyüş konusunda söylenemez, en azından çoğu için.

Ama yürüyüş konusunda insanların hassas noktalarına dair varılan yargılarda daha fazla doğruluk payı olduğu görülüyor.

Farklı izlenim bırakmak?

Örneğin, eski araştırmalarda elde edilen sonuçlar, kollarını daha az sallayan ve yavaş yürüyen insanların daha korunmaya muhtaç olduğunu gösteriyordu. 2006’da Japonya’da yapılan bir araştırmada erkeklere, görüntüleri ekrana noktalı ışıklar halinde yansıtılan kız öğrencilerden hangilerine uygunsuz bir şekilde konuşmaya ya da dokunmaya yeltenecekleri sorulmuştu.

Bu öğrencilerin sadece yürüyüşüne bakarak yaptıkları kişilik değerlendirmelerine göre korunmaya muhtaç, içe kapanık ve duygusal dengesizlik gösterdiğine inandıkları kişilere bu şekilde yönelmeyi seçtikleri ortaya çıktı.

Cezaevlerinde psikopat özellikleri taşıyan mahkûmların da insanların yürüyüşüne bakarak hangilerinin daha önce saldırıya uğramış olduklarını kestirme konusunda başarılı olduklarını gösteriyordu. Örneğin seri katil Ted Bundy de “kurbanını sokaktaki yürüyüşüne göre seçtiğini” söylüyordu.


Bu araştırmalar ayrıca yürüyüş tarzını değiştirerek farklı bir izlenim bırakmanın mümkün olup olmadığı sorusunu da gündeme getiriyor. Bazıları daha özgüvenli bir kişilik mesajı vermek için hızlı ve kolları daha belirgin sallayacak şekilde yürümenin öğrenilebileceğine inanıyor. Kadınların kendilerini güvende hissetmediği yerlerde içgüdüsel olarak bu şekilde yürümeyi seçtiği belirtiliyor.

Ancak psikologlar bu yürüme tarzlarının öğretilebileceğinden emin değil. Bu nedenle farklı bir izlenim yaratmak için kendini fazla zorlamanın da yanlış anlamalara yol açabileceği belirtiliyor.

İnanması güç gelse de parmak şekli kişiler hakkında fikir veriyor. Kendi parmak şeklinize en yakın modeli seçip, parmağınızın karakterinize etkisini öğrenin. Başlıyoruz!

A tipi parmağa sahipseniz…

Tam bir kapalı kutusunuz! Duygularınızı saklarsınız, asla dışarı yansıtmazsınız. İçeride oldukça duygusal olsanız da, dışarıdan gayet soğuk görünürsünüz. Güçlü ve sağlam bir duruş, sizin imajınızın temelini oluşturur.

Yalanlardan ve dalavereden nefret edersiniz. Doğrular ve dürüstlük sizin için tek yoldur.Komik olmayan şeylere bile, sırf karşınızdakini mutlu etmek için gülecek kadar naziksiniz.

Sizle tanışan insanlar genelde dışarıdan çok soğuk ve mesafeli göründüğünüzü, tanıyınca hiç de öyle olmadığınızı anladıklarını söylerler.

B tipi parmağa sahipseniz…

B tipi parmak şekline sahipseniz biraz kuralsız ve oyuncusunuz. Yeni insanlarla tanıştığınızda çekingen bir yapıya sahipsiniz ve ilk yaklaşımı hep karşı taraftan bekliyorsunuz.

Tam bir hayalperestsiniz, hayal gücünüz çok çalışıyor. İncinmişken bile her şey yolundaymış gibi davranabiliyorsunuz. Aklınıza bir şey koyduğunuzda hedefe kitleniyorsunuz. Bir kez kadar aldınız mı, o işi yapıp bitirirsiniz.

Duygusal bir karaktere sahip olsanız da asla öyleymiş gibi davranmıyorsunuz. Çoğu zaman karşınızdakine öncelik vermekten kendinizi geri plana atıyorsunuz.

C tipi parmak şekline sahipseniz…

Parmak boğumlarınızın eklemleri yumru biçimindeyse, idealist bir insansınız. Yargılanmaktan hiç hoşlanmazsınız, dostane olmayan insanlarla samimi olmazsınız. Başkalarının düşüncelerine çok saygılısınız ve riyakarlıktan hiç hoşlanmazsınız.

Kendinizi çok iyi tanırsınız, neyi sevip neyi sevmediğiniz konusunda kesin fikirleriniz var. Bazen bu durum başkalarını bunaltsa da sivri düşüncelerinizi kendinize saklama kabiliyetinizi kullanırsınız.

Tartışmalardan ve mücadeleden nefret edersiniz, buna karşın biriyle uzun süre küs kaldığınız görülmemiştir. Samimi bir özür varsa, kolayca affedersiniz, fakat hassas yapınızı sömürmeye müsait kişilere karşı dikkatli olmalısınız.