“Gözler kalbin aynasıdır” sözü boşuna söylenmemiş. İnsanoğlu, bir çok davranışı taklit edebiliyor ve muhataplarını rol yaparak yanıltabiliyor. Ancak nadiren çok usta aktörler dışında, insanların gözlerine rol yaptırmaları pek mümkün olmuyor. Doğru işaretleri bulursanız, karşınızdaki insanın gözlerinden, duygularını okuyabilirsiniz.



Gözbebekleri

Gözbebeklerimiz, vücut dilimizin en önemli araçlarındandır ve onu kontrol edebilmemiz, pratikte mümkün değildir. Karanlıkta gözbebeklerimiz doğal olarak büyürken, yoğun ışıkta küçülürler. Tıpkı bir fotoğraf makinasının diyaframı gibi.
Sadece karanlıkta değil, ilgilendiğimiz bir  insanla konuşurken ya da ilgimizi çeken bir nesneye bakarken de gözbebeklerimizin büyüdüğü görülmüştür. Eğer konuşurken, karşınızdaki kişinin gözbebekleri büyüyorsa, size ya da konuştuğunuz konuya ilgi duyuyor demektir.

Göz teması kurmak

Konuşurken, karşımızdaki insanla doğrudan göz teması kurmak, etkili bir iletişimin en önemli yollarından biridir. Göz temasını doğru okuyabilirseniz, muhatabınızın iç dünyasını da aydınlatabilirsiniz.

Göz teması iyidir ancak “dik dik bakmak” anlamına gelebilecek ısrarcı bakışlar, karşıdaki insanı rahatsız edecektir. Israrcı ve dik bakışlarla kurulan göz teması, çoğunlukla karşıdakini korkutma amaçlıdır ve insanı rahatsız eder.

Sadece insanlar arasında değil, insan ve hayvanlar arasında da, bu tip bakışmalardan kaçınılmalıdır. Yeni Zelanda’da yapılan bir araştırmada, küçük çocukların, köpeklerin saldırısına uğramasının nedenlerinden biri olarak, bu havyanlarla ısrarcı şekilde göz teması kurmaları gösterilmektedir. Dik bakışlardan rahatsız olan hayvan, kendisini tehlike altında hissedip, saldırmaktadır.

Israrcı göz teması, aynı zamanda bir kişinin, kendisine iletilen mesaja karşı aşırı uyarılmış olmasına da işaret eder. Abartılı göz teması, insanları kandırmaya çalışan sahtekarların kullandığı bir yöntemdir. Muhatabına güven vermek isteyen düzenbaz kişiler, yalan söylemeden önce göz teması kurarlar.

Göz temasından kaçınmak ise genellikle rahatsızlık ifadesidir. İnsanlar, neden gözlerini kaçırır? Bunun çeşitli nedenleri vardır. Kimi zaman, söylediğimiz yalandan utandığımız için, karşıdaki insanın gözlerine bakamayız.

Ağlamak

İnsanoğlu, yeryüzünde duyguları yüzünden ağlayan tek canlı türü olarak bilinir. Her ne kadar fillerin ve gorillerin de ağladığı öne sürülse de, henüz bilimsel olarak ispatlanmamıştır. Ağlamak, üzüntü ve keder ifadesi olabileceği gibi, sevinç ve aşırı mutluluktan da kaynaklanabilir. Başka insanların duygularını sömürmek için yalandan ağlamaya ise “Timsah gözyaşları” denmiştir. Bu ifade, timsahların avını yerken göz yaşı döktüğü efsanesinden gelmektedir.

Gözleri kırpmak

Doğal olarak göz kırpma dışında, bir insana karşı duyduğumuz farklı hisler, istem dışı şekilde göz kırpma sıklığımızı arttırabilir. Eğer, karşınızdaki kişi, dakikada 6 ila 10’dan fazla sıklıkla göz kırpıyorsa, muhtemelen sizden hoşlanıyor demektir. Bu tip göz kırpmalar, bir hoşlanma ifadesi olarak kabul edilir.

Tek göz kırpmak

Batı toplumlarında, birine tek gözünü kırpmak, flört işareti olarak algılansa da, bütün toplumlarda bunun aynı anlama geldiği söylenemez. Bazı Asya kültürlerinde, tek göz kırpmak korkutma amaçlıdır.

Bakış yönü

Konuşurken, gözlerimizin ne yöne baktığı da çeşitli anlamlar içermektedir. Eğer konuşurken ya da düşünürken, gözler sola bakıyorsa, bu durum, kişinin bir şeyleri hatırlamaya çalıştığını gösterir. Eğer sağa doğru bakıyorsa, bu bakış, karşıdaki kişiden bir şey gizlenmeye çalışıldığı anlamına geliyor olabilir. Eğer bu kişiler solaksa, bakış yönünü ters yorumlamak gerekir.

Eğer karşınızda biri konuşurken yukarı ve sağa bakıyorsanız, bu, konuşmadan sıkıldığınız anlamına gelecektir. Bu yüzden, karşıdaki insana saygısızlık yapmamak için bu tip bakıştan kaçınmak gerekir.

Leave a Reply