İnsanlar, farklı bireyler olmalarına rağmen temelde benzer içgüdülerle, benzer psikolojik faktörler ve motivasyonlarla hareket ediyor. Bir çok insanın hayali, karşıdaki insanın zihnine girebilmek, yüzüne bakarak onu tanıyabilmektir. Halk arasında “nur yüzlü” tabir edilen insanlar vardır. Bu insanların genellikle çok iyi niyetli, saf insanlar olduğu var sayılır.

Peki gerçekten insanları, yüzlerine bakarak tanımak mümkün müdür?

Yüzyıllardır bu işe kafa yoranlar “Fizyonomi” tabir edilen eskilerin “İlm-i Sima” dedikleri bir bilim dalı icat etmişlerdir. Özellikle uzakdoğuda, Çin kültüründe fizyonomi önemli bir yer tutmaktadır.  Fizyonomi bazen Fizyognomi olarak da adlandırılır. Kelimenin kökeni latince karakter, doğa, yaratılış anlamlarına gelen “Physis” kelimesi ile yorum, bilgi gibi anlamlar içeren gnomon sözcüğünün birleşiminden oluşmaktadır.

Aslında insan yüzü ve özellikle de gözler, kalbin aynasıdır. Bazı insanlar tam bir survivordır. İnsanın biyolojik ve fizyolojik durumu, kan basıncının artması, sinirlerinin gerilmesi, midesindeki yanma ya da vücudunun herhangi bir yerindeki ağrı bile direkt yüzüne yansır. İnsan yüzü kızardığında, karnımızın üst kısmının da kızardığı söylenir mesela. Yani vücut, bir bütün olarak hareket etmektedir. Ruh ve bedenin birbirine geçmiş, karmaşık doğası, çoğu zaman duygularımızı, karakterimizi yüzümüze yansıtır. Yüzümüz ve özellikle gözlerimiz, bizi ele vermektedir.

Yüz tanıma teknolojileri insan ruhunu okuyabilir mi?

Buradaki temel nokta, yüzdeki verileri doğru okuyabilmekte yatmaktadır. Günümüzde “Face Recognition” olarak adlandırılan “Yüz Tanıma” teknolojileri, yüzün dijital bir haritasını çıkarmakta ve çok az veriyle bile bir insanı uzaktan tanıyabilmektedir. Bu fiziksel tanımanın dışında, ileride insanların ruhi durumlarının da yüzlerinden doğru şekilde okunmasıyla, belki de bir çok suçun önüne geçilebilecektir.

Yalan makinalarına giren insanlar, sadece vücutlarındaki fizyonomik değişikliklerden değil, yüzlerinden de bir çok şeyi ele verebilmektedir. Keza, sorgu konusunda uzman olan kişiler, bir insanın yüzüne bakarak, yalan söylediğini anlayabilmektedirler. Eski Yunanda modern tıbbın kurucusu Hikoprat gibi isimler, yakın geçmişte Erzurumlu İbrahim Hakkı gibi zatlar, yüz tanıma işine kafa yormuşlar ve kendilerince çeşitli sonuçlar çıkarmışlardır.

Yüzün alfabesini doğru okumak gerekiyor

Yüzümüz, kendi harfleri ve kelimeleri olan bir alfabe gibidir. İnsan yüzünü oluşturan çene, ağız, dudak, burun, gözler, alın, saçlar, kulaklar, yanak gibi öğeler, bu alfabenin önemli kelimeleri ya da harfleridir. İsterseniz alından başlayalım.

İnsan alnı bize ne söylüyor?

“Alnım ak” sözü, dürüstlükten, doğruluktan ayrılmayan insanların söylediği güzel bir ifadedir. “Alnıma kara çaldılar” deyimi ise ilk ifadenin aksine, bir insanın namusuna, şerefine halel getirilmesi, leke sürülmesi manalarına gelir. Alın bu yüzden önemli bir ifade aracıdır. Alındaki kırışıklar bile bazen pek çok şey ifade edebilmektedir.

İnsan alnı genişse; bu kişilerin genellikle hayal gücü yüksek, kreatif insanlar olduğu varsayılır.

Alın darsa; genellikle bu kişiler titiz ve dikkatlidir. Ayrıntılara önem verirler ve sayılarla araları çok iyidir.

Alın şekli dikdörtgen gibiyse, bu kişilerin asil bir ruha sahip, alicenap, alçakgönüllü oldukları düşünülmüştür.

Yuvarlak alnı sahip kişiler, çabuk sinirlenen, öfkeli bir mizaca sahiptir.

Eğer alın çökükse, genellikle bu kişilerin direnci düşüktür, korkak bir yapıya sahiptirler.

Aşırı enli alna sahip kişilerin ise kendinden bahsetmeyi, böbürlenmeyi seven, kibirli yapıya sahip oldukları düşünülmektedir.

Kaşların anlamı

Eğer kaşların yönü aşağı doğruysa; bu kişiler nazik, kibar, sahiplenen ve ciddi ilişkiler peşinde insanlardır.

Yanlardan aşağıya doğru inen kaş sahiplerinin genellikle hoşgörü yoksunu, sabit fikirli olduğu belirtilir.

Eğer kaşlar Recep İvedik misali burnun ortasında birleşiyorsa bu tiplerin genelde cimri, dengesiz, macerayı seven ve çabuk sinirlenen kişiler olduğu varsayılır. Karakterin mucidi Şahan Gökbakar yüz tanıma tekniklerinden anlar mı bilinmez ama Recep İvedik’in kaşlarından, doğru bir karakter inşa ettiği ortaya çıkıyor.

Kaşlar kısaysa, sakin ve duygusal bir karaktere, uzunsa güçlü ve dirençli, ince ise esnek, başarılı ama kolay pes eden kişiliğe işaret eder.

Kalkık kaşlılar, dinamik ve hırslı olarak nitelendirilirken, düz kaşlara sahip olan kişiler genelde iyimser ve dünyayla barışık kişilerdir.

Burun deyip geçmeyin

Cyrano De Bergerac karakterini bilirsiniz.  Burnu aşırı büyük olduğu için bundan utanan Cyrano, aslında başta hitabet olmak üzere, kılıç kullanma, şiir yazma gibi bir çok konuda ustadır. Peki burun analizi, bizim hakkımızda ne söylüyor?

Burun analizlerine göre; uzun, ağza kadar uzanmış burna sahip kişiler, cesur, kahraman, adil ve akıllı kişilerdir. Yani Cyrano burun testini başarıyla geçti.

Dar burunlular kontrolcü, geniş burunlular, kendine güveni olan, lider kişilikli, küçük ve kısa burunlular ise kötü kalbe sahip, cimri karakterlerdir.

Düz ve kalkık buruna sahip kişilerin şehvetli ve ihtiraslı, sivri burunluların meraklı ve çabuk öfkelenen, dolgun burunluların ise inatçı, güçlü ve cömert olduğu sanılır.

Burun deliklerine göre ise; duvarları kalınsa iyi kalpli, inceyse hırçın, genişse sinirli, daire şeklinde ise alçakgönüllü ve çökükse  şehvetli olduğu varsayılır.

Gözler kalbin aynası mı gerçekten?

Gözler de, bize kişiliğimiz hakkında ilginç şeyler söylemektedir.

Gözler çukursa; ciddi, gizemli, zaman zaman gaddar, sezgileriyle hareket eden, 

Burna yakınsa; Konsantrasyonu kuvvetli, titiz, kararlı, büyükse; açık, kibar, sözüne güvenilir, tembel kişiliğe sahipsiniz demektir. 

Küçük gözler, cesareti ve iradesi zayıf kişilerde görülür. Gözler normal ölçülerde ise bu kişilerin asil karakterli olduğu, patlaksa hevesli ve meraklı olduğu, parlaksa ihtiraslı olduğu düşünülmüştür.

Eğer gözlerin dış uçları aşağı doğruysa bu kişilerin empati yapabilen, problemleri öngörebilen, bu nedenle de hayal kırıklığına uğramayan, merhametli kişiler olduğu varsayılır.

İşte yüz alfabesinin diğer kelimeleri

DUDAKLAR

Geniş ve düşük: Cömert
Kısa ve kalkık: Gururlu
Büyük: Cesur, savaşçı ruhlu
Ensiz, büyük: Hilekar, yalancı
Aşırı büyük alt dudak: Tembel
İnce, ensiz: Şan ve şöhret tutkunu
Kalın ve kalkık: Ağzı kalabalık
Birbirine çok yakın ve sıkışmış: İtici mizaçlı, geçimsiz
Kalın, sarkık: Zevke ve eğlenceye düşkün
İnce ve düşük: Öz konuşan
Üst dudak ve damak önde: Huysuz ve kavgacı

ÇENE

Geniş: Otoriter, dediğim dedik
Aşırı enli, dörtgen: Acımasız, enerji dolu, kaba
Aşırı yuvarlak: Enerji dolu
Dar: Yumuşak başlı
İkiye ayrılmış: Kararsız
İleriye doğru çıkık: İnatçı, hoşgörüsüz
Gamzeli: İnatçı
Keskin uçlu: Çabuk sinirlenen
Yukarı doğru eğik: Zevkine düşkün
Küçük: Kararsız, tereddütlü

YÜZ ŞEKLİ

Enli, etli ve yuvarlak: İyi kalpli
Aşırı uzun: Kibirli, kendini beğenmiş
Çökük: Kötü ahlaklı
Düz şekilli: Ters, başına buyruk ve bazen zalim
Kemikli ve kare: Tedbirli, zaman zaman acımasız, sert, baskın karakterli
Şişman: Maddiyatçı, eğlenceyi seven ve rahatına düşkün
Uzun ve oval: Aptal, kendini beğenmiş
Aşırı küçük: Bayağı
Keskin hatlı: Alçak hislere yatkın
Küçük: Cesaretsiz ve iradesiz
Balon şekilli: İyi kalpli, alçak gönüllü
Uzun, dikdörtgen: Asil
Kemikli: Çalışmayı seven, ürkek
Üçgen: Az duyarlı
Zayıf: İhtiyatlı, derin düşünceli
Seyrek sakallı: Dengeli

BAŞ

Büyük: Hassas
Uzun, sivri çene ve sivri kafa: Yalancı, yaltaklık etmeye yatkın
Küçük: Duyarsız, hoyrat, incitici
Yukarı doğru ensiz: Pişkin ve yırtık

SAÇ RENGİ
Sarı: Cesur
Bal rengi: Soğuk
Kızıl:
Kurnaz
Siyah: Korkak

Göz rengi:
Koyu kahve veya koyu mavi:
Güvenilir, ciddi
Koyu gri: Cimri
Gri: Sadık
Yeşil: İsabetli karar veren, kinci ve son derece kıskanç
Kahverengi: Diğerlerini düşünen, uysal ve uyumlu, zaman zaman sadakatsiz ve işler istedikleri gibi gitmeyince de çabuk sinirlenen
Kestane rengine yakın: Dengeli
Kurşuni mavi: Şair ruhlu, romantik, pratik işlerde başarısız, hayalci ve dalgın
Siyah-kahverengi-yeşil: Enerjik.
Siyah: İhtiraslı, ateşli, coşkulu, kurnaz
Mavi: Hassas, çevresi tarafından çok sevilen, çevrenin sevgisine ve takdirine bel bağlayan, üstlendiği vazifelere pek düşkün olmayan

Göz Kapakları
Görülebilen göz kapakları: Verdiği sözü tutan, ilişkilerde samimiyete ve sadakate önem veren, karşısındaki kişilere karşı da aynı beklenti içinde olan
Az görülebilen göz kapakları: İlişkilerde bağlılığa da bağımsızlığa da eşit derecede önem veren, dengeyi sağlamayı bilen
Görünmeyen gözkapakları: Çok iyi odaklanabilen, kişisel özgürlük alanına çok önem veren ve buna saygı gösterilmesini isteyen Aşırı büyük gözkapakları: Ciddiyetsiz, düşünmeden hareket eden
Alt göz kapakları sarkık: Alkole meyilli

Leave a Reply